Festhaber.com - Güncel Sondakika Haber Sitesi
Festhaber.com - Güncel Sondakika Haber Sitesi
KÖŞE YAZISI

Film: The Whale (2022) – Darren Aronofsky

FERHAT ALAKUŞ FERHAT ALAKUŞ Yazarın tüm yazıları
26-11-2025 11:17 2 dk okuma 954
Paylaş:

Darren Aronofsky’nin sinema yaklaşımı her zaman uç sınırları kurcalamak olmuştur. The Whale ise bu uçların en kişisel olanı: kendi bedenine, geçmişine ve vicdanına sıkışmış bir adamın hikâyesi. Film, tek mekânda geçmesine rağmen, duygusal olarak devasa bir evrende dolaşır. Eğer duygusal ağırlığı kaldıramayacak bir günündeysen filmi hiç açma derim; çünkü Aronofsky seni tokatlaya tokatlaya izletiyor.

Brendan Fraser’ın performansı filmle ilgili tartışmaları tamamen süpürüp götürdü. Haklı olarak… Adam, dramatik oyunculuğun kitabını yazmış. Yüzündeki her kırışık, nefesindeki her zorlanma hikâyenin bir parçası. “Bu rol Oscar’lık” denen roller vardır ya; işte bu onlardan biri değil. Bu rol, oyunculuğun kendisinin ta kendisi. Fraser, sadece bir karakter oynamıyor; bir insanın kendine bile anlatamadığı bir acıyı bütün bedenine yayarak yaşıyor.

Filmin olay örgüsü aslında oldukça basit: Kırılmış bir adam, hayatının son günlerinde kızına ulaşmaya çalışıyor. Ama Aronofsky bu basit hikâyeyi öyle bir anlatıyor ki, her sahnesi insanın boğazını düğümlüyor. Mekânın dar olması, film boyunca klostrofobiyi arttırıyor. Bir sahnede koltuğun bile nefes alamadığını hissediyorsun. Yönetmen bunu bilerek ve isteyerek yapmış; çünkü izleyicinin de Charlie kadar sıkışmış hissetmesini istiyor.

Diyaloglar da ayrı bir mesele. Aronofsky’nin filmleri çoğu zaman teatral bulunur, burada da bu teatral hava var. Ama bu kez teatral olmak işe yarıyor; çünkü karakterler zaten kendi hayatlarını bir tür sahne gibi yaşıyorlar. Her biri Charlie’nin hayatında ona bir şey yansıtan figürler gibi. Öğrencilerinden gelen e-postalar, kızıyla tartışmaları, Liz’in ona olan öfkeli ama şefkatli halleri… Bunların hepsi dramatik yapının ritmini belirliyor.

Filmin bazı yerlerinde duygusal manipülasyon ağır basıyor ama bunu bilerek yapıyor. Aronofsky seyirciye “Bak şimdi ağlayacaksın” diye bağırmıyor ama alt metin hep aynı çağrıyı yapıyor:

“İnsanlığını sorgula.”

Final sahnesi hem şiirsel hem de yıkıcı. Charlie’nin bütün hayatı boyunca aradığı şeyin ne olduğuna dair trajik bir yüzleşme anı. Filmin tüm eleştirilerine rağmen o sahne sinema tarihinin unutulmaz anlarından biri olarak kalacaktır.

The Whale, kolay bir film değil. Eğlenceli hiç değil. Ama insanı en dürüst yerinden yakalayan filmlerden biri. İnsanın karanlığıyla yüzleşmek isteyenler için bir başyapıt niteliğinde.

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Festhaber.com - Güncel Sondakika Haber Sitesi yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.